DMN Hukuk logosu

İş Hukuku · Örnek Dilekçe

Alt İşveren – Asıl İşveren İlişkisinin Muvazaalı Olduğunun Tespiti ve Fark İşçilik Alacakları Dava Dilekçesi

Davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile müvekkilin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması ve buna bağlı fark işçilik alacaklarının tahsili talebidir.

Nöbetçi İş Mahkemesi

İş Hukuku dilekçelerine dön

Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.

Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir

… NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

ARABULUCULUK SON TUTANAK TARİHİ : [../../20..]

DAVACI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres / KEP / UETS adresi]

DAVALILAR : 1- [Asıl İşveren Unvanı] (MERSİS No: [...........]) — [Adres] 2- [Alt İşveren Unvanı] (MERSİS No: [...........]) — [Adres]

KONU : Davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile müvekkilin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması ve buna bağlı fark işçilik alacaklarının tahsili talebidir.

DAVA DEĞERİ : Şimdilik [.......] TL

AÇIKLAMALAR

1. Çalışma ilişkisi

Müvekkil, [../../20..] – [../../20..] tarihleri arasında, davalı asıl işverene ait [işyeri adı ve adresi] adresindeki işyerinde [unvan/görev] olarak çalışmıştır. Bu süre boyunca kâğıt üzerinde [.....] ayrı alt işveren nezdinde gösterilmiş; ancak fiilen hiç değişmeyen bir işi, aynı yerde, aynı ekipmanla ve aynı amirlerin talimatı altında yapmaya devam etmiştir.

2. Muvazaa iddiasının dayanakları

4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca alt işverenlik ilişkisi, asıl işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan işverenle kurulabilir.

Aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca; asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi hâlde ve genel olarak asıl işveren–alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. Aynı fıkra uyarınca, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

Somut olayda muvazaayı gösteren olgular şunlardır:

a) Müvekkilin yaptığı iş, asıl işverenin asıl işinin bir bölümü olup, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş değildir.

b) Müvekkil, asıl işverenin kadrolu işçileriyle aynı işi, yan yana ve aynı koşullarda yapmıştır; buna karşılık ücret ve sosyal haklar bakımından onlardan daha düşük konumda tutulmuştur.

c) Müvekkile iş talimatları doğrudan asıl işverenin amirlerince verilmiş; izin, disiplin ve çalışma düzeni asıl işverence belirlenmiştir.

ç) Alt işveren şirketler değişmesine rağmen müvekkil hiç ara vermeden aynı işte çalışmaya devam etmiştir.

d) [Alt işveren şirketlerin ortak/yetkilileri ile asıl işveren arasında organik bağ bulunmaktadır.]

3. Muvazaa araştırmasının kapsamı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/39354 E., 2017/18645 K. sayılı ve 20.09.2017 tarihli kararında; her bir hizmet alım sözleşmesinin ayrı ayrı kanuna uygunluk ve muvazaa yönünden değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Anılan karara göre; önceki sözleşmelerin kanuna uygun olmadığına ya da muvazaalı olduğuna ilişkin kesinleşmiş yargı kararları sadece muvazaalı olduğu tespit edilen ihale dönemlerini bağlar; sonraki ihale dönemleri bakımından muvazaa araştırması yeniden yapılmalıdır.

Aynı kararda ayrıca; işin ihale ile alt işverene devrinden sonra bu işte çalışan işçilerin alt işveren işçileri olarak çalışmaya devam etmelerinin ya da bazı işçilerin işverenle sulh olmalarının, tek başına sonraki dönemlerin muvazaalı olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği vurgulanmıştır.

Anılan kararda, somut olayda mahkemece yapılması gereken işlem şöyle gösterilmiştir: hesaplama dönemine ait hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri dosyaya getirtilip, her bir davacının hesaplama yapılan dönemde hangi alt işverenler nezdinde, hangi hizmet alım sözleşmesi kapsamında ve hangi işi yaparak çalıştığı tek tek incelenmeli; 6001 sayılı Kanun'un 4. maddesi, davacının yürüttüğü iş yönünden alt işveren ilişkisinin kurulabilir olup olmadığı irdelenmeli ve muvazaa olgusu her bir dosya için ayrı ayrı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Bu itibarla, müvekkilin çalıştığı tüm ihale dönemlerine ait hizmet alım sözleşmeleri, teknik şartnameler ve ekleri ile bu dönemlerdeki fiilî çalışma düzenine ilişkin kayıtların celbini talep ederiz.

4. Fark alacaklar

Muvazaanın tespiti hâlinde müvekkil, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılacağından; asıl işverenin kadrolu işçilerine uygulanan [toplu iş sözleşmesi / personel yönetmeliği] hükümlerinden yararlanacak ve aradaki fark ücret, ikramiye, sosyal yardım ve diğer haklar bakımından alacağı doğacaktır. Bu alacaklar bilirkişi incelemesiyle belirlenecek olup, HMK m.109/4 uyarınca talep artırım hakkımız saklıdır.

5. Arabuluculuk ve yetki

7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiştir. Yetki bakımından aynı Kanun'un 6. maddesi uygulanır.

EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI

  • Yargıtay 22. HD, 20.09.2017, 2017/39354 E., 2017/18645 K. — Her bir hizmet alım sözleşmesi ayrı ayrı kanuna uygunluk ve muvazaa yönünden değerlendirilmelidir. Önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş yargı kararları yalnızca muvazaalı olduğu tespit edilen ihale dönemlerini bağlar; sonraki dönemler için muvazaa araştırması yeniden yapılmalıdır. İşçilerin alt işveren işçisi olarak çalışmaya devam etmeleri veya bazı işçilerin sulh olmaları, tek başına sonraki dönemlerin muvazaalı olduğu anlamına gelmez. Hesaplama dönemine ait hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri getirtilerek, işçinin hangi alt işveren nezdinde hangi işi yaparak çalıştığı tek tek incelenmeli ve muvazaa her dönem için ayrı tartışılmalıdır.

HUKUKİ SEBEPLER

4857 sayılı İş Kanunu m.2, 3, 22; Alt İşverenlik Yönetmeliği; 7036 sayılı Kanun m.3, 6, 7; 6100 sayılı HMK m.109, 119 ve ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER

  1. SGK hizmet dökümü ve işe giriş/çıkış bildirgeleri
  2. Müvekkilin çalıştığı dönemlere ait tüm hizmet alım sözleşmeleri, teknik şartnameler ve ekleri (celbi talep olunur)
  3. Alt işverenlik sözleşmeleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdindeki tescil kayıtları (celbi talep olunur)
  4. Asıl işverenin kadrolu işçilerine uygulanan toplu iş sözleşmesi / personel yönetmeliği (celbi talep olunur)
  5. İşyeri özlük dosyaları, puantaj ve izin kayıtları (celbi talep olunur)
  6. Alt işveren şirketlerin ticaret sicil kayıtları
  7. [../../20..] tarihli arabuluculuk son tutanağı
  8. Tanık beyanları, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ ile davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin MUVAZAALI OLDUĞUNUN TESPİTİNE ve müvekkilin başlangıçtan itibaren davalı asıl işverenin işçisi sayılmasına,
  2. Fazlaya ilişkin haklarımız ve HMK m.109/4 uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik [.......] TL fark işçilik alacağının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
  3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]

Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)

EKLER:

  1. Vekâletname örneği
  2. SGK hizmet dökümü
  3. Arabuluculuk son tutanağı

Metin 2026-09-18 tarihli mevzuata göre hazırlanmıştır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İş Hukuku