Çalışma Alanı
İcra ve İflas Hukuku
Alacak takibi, haciz işlemleri, itirazın iptali ve iflas süreçlerinin yönetimi.
İcra ve iflas hukuku, alacaklının, borçlusundan olan alacağını devlet gücü aracılığıyla cebren tahsil etmesini sağlayan takip hukuku kurallarını düzenleyen, temel kaynağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'ndan alan bir hukuk dalıdır. Alacağın icra dairesi aracılığıyla takibe konulmasından, borçlunun mal varlığına haciz konulmasına ve gerektiğinde iflasın açılmasına kadar uzanan süreç, bu alanın başlıca uygulama konularını oluşturur.
Uygulamada en sık başvurulan yol, herhangi bir mahkeme ilamına gerek olmaksızın başlatılabilen ilamsız icra takibidir. Borçluya gönderilen ödeme emrine karşı, 2004 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi hâlinde takip durur. Alacaklının, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek takibe devam edebilmesi için, itirazın kaldırılması amacıyla icra mahkemesine başvurması ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir; itirazın iptali davası, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın borçluya tebliğinden itibaren bir yıllık süreye tabidir.
Kesinleşen takip üzerine, borçlunun haczi caiz mal ve haklarına icra dairesi marifetiyle haciz konulabilir. Taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki haciz işlemleri, satış ve paraya çevirme aşamaları 2004 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri çerçevesinde yürütülür; borçlunun ve üçüncü kişilerin haciz işlemlerine karşı icra mahkemesi nezdinde şikâyet ve itiraz yollarına başvurma imkânı bulunmaktadır.
Tacir sıfatını haiz borçlular bakımından ise, adi veya doğrudan doğruya iflas yollarıyla iflasın açılması ve borçlunun mal varlığının tasfiyesi gündeme gelebilmektedir. Bu süreçlerin her aşamasında güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında hareket edilmesi, hak kayıplarının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

