İş Hukuku · Örnek Dilekçe
Ücret Alacağı Takibinde Ödeme Emrine İtiraz Dilekçesi (İİK m.62)
Ödeme emrine itirazlarımızın sunulmasıdır.
İcra Müdürlüğü
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NE
DOSYA NO : 20../..... E.
İTİRAZ EDEN (BORÇLU) : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik/MERSİS No: [...........]) [Açık adres — İİK m.62/4 uyarınca yurt içi adres]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres]
ALACAKLI : [Ad Soyad] — [Adres]
ÖDEME EMRİ TEBLİĞ TARİHİ : [../../20..]
KONU : Ödeme emrine itirazlarımızın sunulmasıdır.
İTİRAZLARIMIZ
1. Süre yönünden. İİK m.62 uyarınca itiraz, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Ödeme emri [../../20..] tarihinde tebliğ edilmiş olup, işbu itiraz yasal yedi günlük süre içerisindedir.
2. Yetkiye itiraz. [Takibin yapıldığı icra dairesi yetkili değildir; müvekkilin yerleşim yeri [.....] olup yetkili icra dairesi [.....] İcra Müdürlüğü'dür.]
3. Borca itiraz. Müvekkil, takip konusu alacağın tamamına [veya: [.......] TL'lik kısmına] itiraz etmektedir:
- Ücret alacağı yönünden: [../../20..] – [../../20..] dönemine ait ücretler, [../../20..] tarihinde [IBAN] numaralı hesaba banka kanalıyla ödenmiştir. Ödeme dekontları ekte sunulmuştur.
- Fazla çalışma yönünden: Alacaklının işyerinde fazla çalışması bulunmamaktadır; ücret bordrolarında bu yönde tahakkuk yer almamaktadır.
- Yıllık izin yönünden: Alacaklının hak ettiği izinlerin tamamı kullandırılmış olup, imzalı yıllık izin defteri ekte sunulmuştur.
4. Faize ve faiz oranına itiraz. Talep edilen faiz türü ve oranı ile faiz başlangıç tarihlerine ayrıca itiraz ederiz.
(İİK m.62 uyarınca borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun, o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi zorunludur. Ayrıca borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır.)
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle takibe itiraz ettiğimizi bildirir, İİK m.66 uyarınca takibin durdurulmasını ve itirazımızın alacaklıya tebliğini talep ederiz. [../../20..]
Borçlu Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
İCRA İNKÂR TAZMİNATI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Süresinde yapılan itiraz, İİK m.66 uyarınca takibi durdurur. Alacaklı bu durumda İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası açabilir.
İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesinin koşulları, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/5995 E., 2015/12174 K. sayılı ve 31.03.2015 tarihli kararında şöyle ortaya konulmuştur:
- İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi hâlinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen oranından az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir.
- İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir (likit) olması gerekir. Hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez.
- Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü hâlinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
- İcra inkâr tazminatı asıl alacak bakımından söz konusu olur; işlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Anılan kararda somut olay bakımından; kıdem ve ihbar tazminatı yönünden işverenin kendi sunduğu tazminat tahakkuk formlarındaki miktarlar esas alınarak icra takibi yapılmış olması karşısında, itirazın iptali davasına konu alacakların likit olmadığından söz edilemeyeceği ve icra inkâr tazminatı talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla takip talebinin, işveren kayıtlarında yer alan ve tutarı tartışmasız olan kalemler esas alınarak düzenlenmesi, alacağın likit sayılması bakımından belirleyicidir.
EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
- Yargıtay 22. HD, 31.03.2015, 2015/5995 E., 2015/12174 K. — İcra inkâr tazminatı için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir; hak tartışmalı ise hükmedilemez. Likit alacakta, itirazın kısmen kabulü hâlinde dahi kabul edilen kısım için tazminata hükmedilir. Tazminat asıl alacak bakımından söz konusu olup işlemiş faiz yönünden hükmedilemez. Somut olayda, davacı tarafından kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davalının delil olarak sunduğu tazminat tahakkuk formlarındaki miktarlar esas alınarak icra takibi yapıldığından, itirazın iptali davasına konu alacakların likit olmadığından söz edilemeyeceği ve davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulü gerektiği belirtilmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER
2004 sayılı İİK m.58, 59, 60, 62, 66, 67; 4857 sayılı İş Kanunu m.32, 34; 7036 sayılı Kanun m.3 ve ilgili sair mevzuat.
(7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında da arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.)
Metin 2026-09-18 tarihli mevzuata göre hazırlanmıştır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

