DMN Hukuk logosu

İş Hukuku · Örnek Dilekçe

İşyeri Devrinde Devreden ve Devralan İşverenin Birlikte Sorumluluğu Dava Dilekçesi

İşyeri devrinde devreden ve devralan işverenin birlikte sorumluluğuna dayanan alacak talebini; ekonomik birliğin kimliğinin korunması ölçütü, iki yıllık sorumluluk sınırı ve kıdem tazminatında 1475 sayılı Kanun m.14/2'nin uygulanmasını içerir.

Nöbetçi İş Mahkemesi

İş Hukuku dilekçelerine dön

Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.

Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir

… NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

ARABULUCULUK SON TUTANAK TARİHİ : [../../20..]

DAVACI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres / KEP / UETS adresi]

DAVALILAR :

  1. [Devreden Şirket Unvanı] (Vergi/MERSİS No: [...........]) — devreden işveren
  2. [Devralan Şirket Unvanı] (Vergi/MERSİS No: [...........]) — devralan işveren [Açık adresler]

KONU : Davalılar arasında gerçekleşen işyeri devri nedeniyle, müvekkilin devreden işveren yanında geçen hizmet süresi de dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davalılardan tahsili talebinden ibarettir.

DAVA DEĞERİ : [.......] TL (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak açılmıştır.)

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkilin çalışması ve işyerinin devri

Müvekkil, [işyeri adı/adresi] adresindeki işyerinde [../../20..] tarihinde birinci davalı [devreden] nezdinde çalışmaya başlamıştır. İşyeri [../../20..] tarihinde ikinci davalı [devralan] tarafından devralınmış, müvekkil devirden sonra aynı işyerinde, aynı işi yapmaya kesintisiz olarak devam etmiş ve iş sözleşmesi [../../20..] tarihinde [fesih biçimi] ile sona ermiştir.

Müvekkilin toplam hizmet süresi [.....] yıl [.....] ay olup, bunun [.....] yılı devreden, [.....] yılı devralan işveren dönemine aittir. Son brüt aylık çıplak ücreti [.......] TL'dir.

2. Devrin gerçekleştiği ve unsurları

İşyeri devri, [devir sözleşmesi / hisse devri / işletme hakkının devri / ihale ile devir] yoluyla gerçekleşmiştir. Devirden sonra işyerinde yürütülen faaliyet aynı biçimde sürdürülmüş; taşınır ve taşınmaz mallar, [makine ve teçhizat / müşteri çevresi / marka ve unvan] ile işçilerin çoğunluğu devralana geçmiştir.

4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şu şekildedir:

"İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer."
"Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür."

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2020 tarihli, 2016/19210 E., 2020/6385 K. sayılı kararında devrin ölçütü belirlenmiştir: "İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır." Aynı kararda, kimliğin korunup korunmadığının saptanmasında "yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar"ın göz önünde tutulacağı belirtilmiştir.

Anılan kararda ayrıca, kanundaki "hukukî işleme dayalı" ifadesinin geniş yorumlanacağı ifade edilmiştir: "4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir."

3. Birlikte sorumluluk ve devredenin iki yıllık sınırı

4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrası şu şekildedir:

"Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır."

Bu hüküm uyarınca, devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken [ücret / fazla çalışma / yıllık izin ücreti] alacakları bakımından davalılar birlikte sorumludur.

4. Kıdem tazminatında sorumluluğun farklı olduğu

Kıdem tazminatı bakımından uygulanacak kural, m.6/3'teki iki yıllık sınır değildir. 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca "İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır."

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yukarıda anılan 24.06.2020 tarihli kararında bu ayrım açıkça ortaya konulmuştur:

"devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmayıp 1475 Sayılı Kanunun 14/2. maddesi uyarınca kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı olarak sorumlu tutulmalıdır."

Aynı kararda; "işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır" denilerek 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine gönderme yapılmış ve devreden işverenlerin sorumluluklarının "işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı" olduğu belirtilmiştir.

Bu itibarla müvekkilin kıdem tazminatı, toplam hizmet süresi üzerinden ve son ücreti esas alınarak hesaplanmalı; devralan işveren tazminatın tamamından, devreden işveren ise kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı olarak sorumlu tutulmalıdır.

5. Devrin tek başına fesih sebebi oluşturmadığı

4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca:

"Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz."

[Somut olayda işveren, feshi devre dayandırmış olup bu sebep geçerli değildir. / Somut olayda fesih devirden bağımsız bir sebeple gerçekleşmiştir.]

6. Usule ilişkin açıklamalar

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Müvekkil her iki davalıya karşı arabulucuya başvurmuş, [../../20..] tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamamıştır. Son tutanağın aslı/onaylı örneği dilekçemiz ekinde sunulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesi uyarınca kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından zamanaşımı süresi beş yıldır.

Alacak miktarı hizmet süresinin ve giydirilmiş ücretin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesine bağlı olduğundan dava kısmi dava olarak açılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca talep konusunun, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılması hakkımız saklıdır.

Yetki bakımından 7036 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davalıların yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemeleri yetkilidir.

EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI

  • Yargıtay 9. HD, 24.06.2020, 2016/19210 E., 2020/6385 K. — Karar oybirliğiyle verilmiştir. İşyeri devrinin temel ölçütü ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır; kimliğin korunup korunmadığı faaliyetin aynı biçimde sürdürülmesi, taşınır-taşınmaz ve maddî olmayan varlıklar, işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğu, müşteri çevresi ve askı süresi gibi ölçütlerle belirlenir. "Hukukî işleme dayalı" ifadesi geniş yorumlanır; zımnî anlaşma da yeterlidir. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda birlikte sorumluluk vardır; devredenin sorumluluğu iki yılla sınırlıdır. Ancak devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğu bu iki yıllık süreye tabi olmayıp 1475 sayılı Kanun'un 14/2. maddesi uyarınca kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlıdır.

HUKUKİ SEBEPLER

4857 sayılı İş Kanunu m.2, 6, 120, Ek m.3; 1475 sayılı İş Kanunu m.14; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, 5, 6, 7; 6100 sayılı HMK m.109, 119 ve ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER

  1. Müvekkile ait SGK hizmet dökümü ve işe giriş/çıkış bildirgeleri
  2. İşyeri devrine ilişkin sözleşme, devir protokolü ve ekleri (celbi talep olunur)
  3. Ticaret sicil kayıtları ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları (celbi talep olunur)
  4. Her iki davalıya ait işyeri SGK dosyaları ve tescil kayıtları (celbi talep olunur)
  5. İşyeri özlük dosyasının tamamı (celbi talep olunur)
  6. Ücret bordroları, banka hesap kayıtları, ücrete ek menfaatlere ilişkin belgeler
  7. [Varsa] işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi
  8. [../../20..] tarihli arabuluculuk son tutanağı
  9. Tanık beyanları (isim ve adresleri ayrıca bildirilecektir)
  10. Bilirkişi incelemesi, yemin, keşif ve her türlü yasal delil

Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklıdır.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanacak [.......] TL kıdem tazminatının, fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
  2. Kıdem tazminatının tamamından devralan davalının, devreden davalının kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
  3. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken [.......] TL tutarındaki işçilik alacaklarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına,
  4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]

Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)

EKLER:

  1. Vekâletname örneği
  2. Arabuluculuk son tutanağı (asıl/onaylı örnek)
  3. SGK hizmet dökümü
  4. Ticaret sicil kayıtları
  5. Ücret bordroları

Metin 2026-09-22 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve denetlenmiştir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İş Hukuku