İdare ve Vergi · Örnek Dilekçe
Zamanaşımına Uğrayan Amme Alacağının Takipten Kaldırılması ve Kayıtlardan Silinmesi Talep Dilekçesi (6183 s. Kanun m.102–104)
Tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağının takipten kaldırılması talebi; 6183 s. Kanun m.102 beş yıllık süre, m.103 kesen ve m.104 durduran sebepler, ödeme emrine itirazda vergi mahkemesi yolu ve idari para cezalarında 5326 s. Kanun m.21.
Vergi Dairesi Müdürlüğü
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir[.....] VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ'NE
[veya: alacaklı amme idaresinin tahsil dairesine]
BAŞVURAN : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik / Vergi Kimlik No: [...........]) — [Açık adres]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) — [Adres / KEP / UETS adresi]
KONU : Müvekkil adına kayıtlı görünen ve aşağıda dökümü yapılan amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığının kabulü ile bu alacaklar için takip yapılmaması, [varsa uygulanan hacizlerin kaldırılması] ve kayıtlardan silinmesi talebidir.
ALACAKLARIN DÖKÜMÜ :
- Alacak Türü: [.....] · Dönem: [.....] · Vade Tarihi: [../../20..] · Tutar (TL): [.......]
- Alacak Türü: [.....] · Dönem: [.....] · Vade Tarihi: [../../20..] · Tutar (TL): [.......]
AÇIKLAMALAR
1. Tahsil zamanaşımı süresi
6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar." Yukarıda dökümü yapılan alacakların vadeleri [20..] yılına rastlamakta olup zamanaşımı [01.01.20..] tarihinde başlamış ve [31.12.20..] tarihinde dolmuştur.
2. Zamanaşımını kesen bir işlem bulunmamaktadır
6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde tahsil zamanaşımını kesen hâller "1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi," ile diğer bentlerde sayılmıştır. Aynı maddeye göre "Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar."
Zamanaşımı süresi içinde müvekkile ödeme emri tebliğ edilmemiş, müvekkilin malvarlığına haciz uygulanmamış, müvekkil herhangi bir ödeme yapmamış, mal bildiriminde bulunmamış, borç yapılandırılmamış veya ödeme planına bağlanmamış ve teminata bağlanmamıştır. [Seçenek — Zamanaşımını kestiği ileri sürülebilecek [../../20..] tarihli [ödeme emri / haciz] işlemi ise [usulsüz tebliğ edilmiştir / zamanaşımı dolduktan sonra yapılmıştır]; bu nedenle zamanaşımını kesen bir işlem niteliğinde değildir.]
3. Zamanaşımını durduran bir sebep bulunmamaktadır
6183 sayılı Kanun'un 104. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez." Müvekkil zamanaşımı süresi boyunca [Türkiye'de, bilinen adresinde] bulunmuş olup bu hâllerden hiçbiri gerçekleşmemiştir.
4. Sonuç
Yukarıda açıklandığı üzere alacaklar tahsil zamanaşımına uğramış olup bu alacaklar için müvekkil hakkında takip işlemi yapılamaz. 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur."; müvekkilin ise bu alacakları rızaen ödeme iradesi bulunmamaktadır.
[Not: Bu alacaklar için müvekkile ödeme emri tebliğ edilirse, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir." 2576 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca vergi mahkemelerinin göreve başlamasıyla diğer kanunlarda yer alan "İtiraz komisyonu, Vergiler Temyiz Komisyonu, Gümrük Hakem Kurulu deyimleri, Vergi Mahkemesi," ve "İtiraz deyimi, vergi mahkemesinde dava açılması," anlamını taşır. Aynı Kanun'un 6. maddesinin (b) bendi uyarınca vergi mahkemeleri "(a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları," çözümler. Bu nedenle itiraz, 15 günlük süre içinde vergi mahkemesinde ödeme emrinin iptali istemiyle açılacak dava yoluyla yapılır.]
[Not: Alacak, vergi cezası dışında bir idari para cezası ise 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur." Bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 21. maddesindeki yerine getirme zamanaşımı süreleri esas alınarak hesap yapılmalıdır. 5326 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca "Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar."]
EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
Tahsil zamanaşımını kesen sebeplerin sınırlı sayılması Danıştay 9. Daire, 27.11.2025, 2023/5500 E., 2025/5107 K. (oy çokluğu; alıntı çoğunluk gerekçesinden): "Yukarıda yer verildiği üzere 6183 sayılı Kanun'da, tahsil zamanaşımını kesen sebepler tahdidi olarak sayılmış olup, bunlar arasında iflas işlemlerine yer verilmemiş sadece hileli iflas halinde zamanaşımının durması öngörülmüştür."
HUKUKİ SEBEPLER
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.58, 102, 103, 104; 2576 sayılı Kanun m.6, 13; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.21 ve ilgili sair mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Yukarıda dökümü yapılan [.......] TL tutarındaki amme alacaklarının TAHSİL ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞININ KABULÜNE,
- Bu alacaklar için müvekkil hakkında takip işlemi yapılmamasına, [[../../20..] tarihli haciz işleminin kaldırılmasına,]
- Söz konusu alacakların müvekkilin borç kayıtlarından silinmesine
karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]
Başvuran Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
EKLER:
- Vekâletname örneği
- Borç dökümü (vergi dairesi kayıtları / e-Devlet çıktısı)
- [Adres ve ikamet belgeleri]
Metin 2026-10-11 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve mevzuat.gov.tr resmî metniyle denetlenmiştir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

