İdare ve Vergi · Örnek Dilekçe
Disiplin Cezasının İptali Dava Dilekçesi (Yürütmenin Durdurulması Talepli)
Müvekkil, [Kurum]'da [../../20..] tarihinden bu yana [unvan] olarak görev yapmaktadır. [../../20..] tarihinde müvekkil hakkında, [iddia konusu fiil] gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmış; soruşturma sonucunda düzenlenen [../../20..] tarihli rapora…
İdare Mahkemesi Başkanlığı
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir… İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR
DAVACI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres / KEP / UETS adresi]
DAVALI İDARE : [Bakanlık/Kurum Adı] [Açık adres]
DAVA KONUSU İŞLEM : Müvekkilin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının [.....] bendinin [.....] alt bendi uyarınca [uyarma / kınama / aylıktan kesme / kademe ilerlemesinin durdurulması / Devlet memurluğundan çıkarma] cezası ile cezalandırılmasına ilişkin [../../20..] tarih ve [.....] sayılı [disiplin amiri / disiplin kurulu / yüksek disiplin kurulu] kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ : [../../20..]
AÇIKLAMALAR
1. Davacının görevi ve süreç
Müvekkil, [Kurum]'da [../../20..] tarihinden bu yana [unvan] olarak görev yapmaktadır. [../../20..] tarihinde müvekkil hakkında, [iddia konusu fiil] gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmış; soruşturma sonucunda düzenlenen [../../20..] tarihli rapora dayanılarak dava konusu disiplin cezası tesis edilmiştir. Ceza müvekkile [../../20..] tarihinde tebliğ edilmiştir.
657 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. Aynı madde uyarınca disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
[Somut olayda ceza, [../../20..] tarihinde tebliğ edilmiş; yasal yedi günlük süre içinde [../../20..] tarihinde [disiplin kuruluna / yüksek disiplin kuruluna] itiraz edilmiş; itiraz [../../20..] tarihli kararla reddedilmiştir. İşbu dava, ret kararının tebliğinden itibaren altmış günlük süre içinde açılmaktadır.]
[Devlet memurluğundan çıkarma cezası bakımından 135. maddede bir itiraz mercii öngörülmediğinden, bu ceza için kurula itiraz yolu bulunmamakta; doğrudan iptal davası açılmaktadır. İşbu dava, cezanın [../../20..] tarihindeki tebliğinden itibaren altmış günlük süre içinde açılmaktadır.]
İPTAL SEBEPLERİMİZ
1. Savunma hakkı usulüne uygun biçimde kullandırılmamıştır (ŞEKİL ve USUL yönünden hukuka aykırılık)
657 sayılı Kanun'un 130. maddesi açık ve emredicidir: "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez." Aynı madde uyarınca soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
Somut olayda:
- [Müvekkilden hiçbir aşamada yazılı savunma istenmemiştir.]
- [Savunma istem yazısında, isnat edilen fiil açık ve somut biçimde belirtilmemiş; müvekkil neye karşı savunma yapacağını bilememiştir.]
- [Müvekkile yedi günden az süre tanınmıştır.]
- [Dava konusu cezaya esas alınan [.....] numaralı fiil bakımından ayrıca savunma alınmamış; savunma yalnızca diğer fiiller için istenmiştir.]
Ayrıca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Müvekkilin bu talepleri [../../20..] tarihli dilekçesine rağmen karşılanmamıştır.
2. Fiil sübuta ermemiştir (SEBEP yönünden hukuka aykırılık)
Disiplin cezasının hukuka uygun sayılabilmesi için, isnat edilen fiilin usulüne uygun bir soruşturma ile ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulmuş olması gerekir.
Danıştay 2. Dairesi'nin 2021/13915 E., 2023/5534 K. sayılı ve 27.11.2023 tarihli kararında bu ölçüt şöyle ortaya konulmuştur: kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması ve tespit edilen eyleme uyan disiplin cezası maddesinin tayin ve uygulanması gerekir.
Somut olayda soruşturmacı; [müvekkilin gösterdiği tanıkları dinlememiş / müvekkilin lehine olan [.....] tarihli belgeyi dosyaya almamış / yalnızca şikâyetçi beyanına dayanmıştır]. Bu hâliyle soruşturma tek yanlı yürütülmüş, sübut hukuken geçerli biçimde ortaya konulamamıştır.
3. Fiile uymayan madde uygulanmıştır (KONU yönünden hukuka aykırılık)
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkile isnat edilen fiil sabit görülse dahi, bu fiil davalı idarece uygulanan [.....] bendi kapsamında değerlendirilemez. Fiilin karşılığı olan hüküm en fazla [.....] bendi olup, bu bent uyarınca öngörülen ceza [.....]'dır. Disiplin hukukunda kanunilik ve kıyas yasağı ilkeleri gereği, fiile uymayan bir bendin genişletici yorumla uygulanması mümkün değildir.
4. Ölçülülük ilkesine aykırılık
Yukarıda anılan Danıştay 2. Daire, 27.11.2023, 2021/13915 E., 2023/5534 K. kararında; disiplin cezasına konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, bu dengenin "ölçülülük ilkesi" olarak adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerini elverişlilik, zorunluluk (gereklilik) ve orantılılık ilkelerinin oluşturduğu belirtilmiştir. Aynı kararda; idarenin disiplin cezasını tayin ve takdir ederken suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerektiği, disiplin cezası vermeye yetkili organların mevzuata bağlı kalmakla birlikte evrensel hukuk normlarından olan ölçülülüğün alt ilkelerini de göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda müvekkilin [.....] yıllık hizmet süresi boyunca hiçbir disiplin cezası almamış olması, [takdirname/başarı belgesi sahibi olması], eylemin kamu hizmetinde herhangi bir aksamaya yol açmamış olması gibi olgular hiç değerlendirilmemiş; en ağır yaptırıma başvurulmuştur. Bu hâliyle işlem, ölçülülük ilkesinin her üç alt unsurunu da ihlal etmektedir.
5. Ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca; 125. maddede sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına; memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Aynı madde uyarınca ayrıca; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Anılan fıkra ayrıca, disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; sürenin dolması veya altı aydan az süre kalması hâlinde en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebileceğini düzenlemektedir.
Somut olayda iddia konusu fiil [../../20..] tarihinde işlenmiş/öğrenilmiş olup, soruşturmaya [../../20..] tarihinde başlanmıştır. Bu itibarla ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
6. Karar süresine uyulmamıştır
657 sayılı Kanun'un 128. maddesi uyarınca disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde vermek zorundadır. Somut olayda soruşturma [../../20..] tarihinde tamamlanmış, ceza ise [../../20..] tarihinde verilmiştir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİMİZ
2577 sayılı İYUK'un 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.
a) İşlem açıkça hukuka aykırıdır: Yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, dava konusu işlem savunma hakkının ihlali, sübutun ortaya konulamaması, fiile uymayan madde uygulanması ve ölçülülük ilkesine aykırılık nedenleriyle açık biçimde hukuka aykırıdır.
b) Telafisi güç zarar doğmaktadır: [Devlet memurluğundan çıkarma cezası nedeniyle müvekkil ve ailesi tek gelir kaynağından yoksun kalmıştır / Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası müvekkilin terfi ve emeklilik haklarını kalıcı biçimde etkilemektedir / Ceza, müvekkilin mesleki itibarı ve özlük dosyası bakımından geri dönülmesi güç sonuçlar doğurmaktadır.]
Bu nedenle, davalı idarenin savunması alındıktan sonra yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ederiz.
EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
- Danıştay 2. Daire, 27.11.2023, 2021/13915 E., 2023/5534 K. — Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için eylemin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun soruşturma ile ortaya konulması, soruşturmada memurun lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması ve eyleme uyan disiplin maddesinin tayin edilmesi gerekir. Disiplin cezasına konu eylem ile yaptırım arasında adil bir dengenin gözetilmesi hukuk devleti ilkesinin gereği olup, bu denge ölçülülük ilkesi (elverişlilik, zorunluluk, orantılılık) ile sağlanır. Somut olayda, ayırma cezasına esas alınan sebeplerden kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlanan soruşturmaya konu olaylar ile 30 kez sıhhi izin alınması olayına ilişkin olarak, Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmeden önce 6413 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yazılı savunmanın alınmadığı tespit edilerek bu sebeplerin ayırma cezasına esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER
2709 sayılı Anayasa m.2, 125, 129; 2577 sayılı İYUK m.2, 3, 7, 11, 27; 657 sayılı DMK m.124-136; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6 ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
- Dava konusu [../../20..] tarih ve [.....] sayılı disiplin cezası kararı ve tebliğ belgesi
- Disiplin soruşturma dosyasının tamamı (soruşturmacı raporu, ifade tutanakları, savunma istem yazısı dâhil — celbi talep olunur)
- Müvekkilin özlük dosyası ve sicil kayıtları (celbi talep olunur)
- İtiraz dilekçesi ve itirazın reddine dair karar
- Müvekkilin lehine olup soruşturmaya alınmayan [../../20..] tarihli belgeler
- Tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle;
- Öncelikle, davalı idarenin savunması alındıktan sonra dava konusu işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,
- Davanın KABULÜ ile [../../20..] tarih ve [.....] sayılı disiplin cezası işleminin İPTALİNE,
- İşlem nedeniyle müvekkilin yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]
Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
EKLER:
- Vekâletname örneği
- Disiplin cezası kararı ve tebliğ belgesi
- Savunma istem yazısı ve savunma dilekçesi örneği
- İtiraz dilekçesi ve ret kararı
Metin 2026-09-19 tarihli mevzuata göre hazırlanmıştır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

