İcra, Alacak ve Ticaret · Örnek Dilekçe
Acentenin Denkleştirme Tazminatı Davasına Müvekkil (Şirket) Cevap Dilekçesi (TTK m.122)
Acentenin denkleştirme tazminatı davasına müvekkilin cevabı; arabuluculuk ve bir yıllık süre itirazları, TTK m.122 koşullarının birlikte bulunmaması, acentenin feshi veya kusuru, tek satıcılık ilişkisi, hakkaniyet ve tazminatın üst sınırı.
Asliye Ticaret Mahkemesi
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DOSYA NO : 20../..... E.
DAVALI : [Şirket Unvanı] (MERSİS No: [...........]) — [Şirket merkezi adresi]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) — [Adres / KEP / UETS adresi]
DAVACI ACENTE : [Ad Soyad / Unvan]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad]
KONU : Davacı acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesine dayanarak TTK m.122 uyarınca açtığı denkleştirme tazminatı davasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Süre ve usule ilişkin itirazlarımız
HMK m.127/1 uyarınca "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." Dava dilekçesi müvekkile [../../20..] tarihinde tebliğ edilmiş olup cevap dilekçemiz süresindedir.
[Seçenek — Dava değeri basit yargılama sınırını geçmiyorsa: TTK m.4/2 uyarınca "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır." Bu durumda cevap süresi HMK m.317/2 uyarınca iki haftadır.]
[Seçenek — Dava şartı arabuluculuk: TTK m.5/A/1 uyarınca "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Davacı, dava konusu [alacak / tazminat] talebi bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvurmamıştır ya da bu talep arabuluculuk son tutanağında yer almamaktadır. 6325 sayılı Kanun m.18/A/2 uyarınca "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."]
[Seçenek — Görev itirazı (dava asliye hukuk mahkemesinde açılmışsa): TTK m.5/1 uyarınca "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." TTK m.5/3 uyarınca "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan davanın görev yönünden usulden reddi gerekir.]
[Seçenek — Dava şartı yokluğu: Davada [hukuki yarar / taraf ehliyeti / dava ehliyeti] dava şartı bulunmamaktadır. HMK m.115/2 uyarınca "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."]
[Seçenek — Yetki itirazı: HMK m.6/1 uyarınca "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." HMK m.116/1-(a) uyarınca "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı." ilk itirazlardandır. HMK m.117/1 uyarınca "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." HMK m.19/2 uyarınca "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." Müvekkilin yerleşim yeri [il/ilçe] olup yetkili mahkeme [… Mahkemesi]'dir.]
[Seçenek — Bir yıllık sürenin geçmesi: TTK m.122/4 uyarınca "Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." Sözleşme ilişkisi [../../20..] tarihinde sona ermiş, davacı ise denkleştirme istemini ilk kez [../../20..] tarihinde, bir yıllık süre geçtikten sonra ileri sürmüştür.]
2. Sözleşme ilişkisi
Taraflar arasında [../../20..] tarihli [acentelik / tek satıcılık / bayilik] sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme, [../../20..] tarihinde [davacı acente tarafından / müvekkil tarafından haklı sebeple / sürenin dolmasıyla] sona ermiştir.
3. Esasa ilişkin cevaplarımız
TTK m.122/1 uyarınca "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir." Bu koşullar birlikte aranır; birinin bulunmaması denkleştirme istemini ortadan kaldırır.
[Seçenek — Tek satıcılık veya bayilik ilişkisi: TTK m.122/5 uyarınca "Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." Taraflar arasındaki ilişki acentelik değil [tek satıcılık / bayilik] ilişkisidir. Somut olayda denkleştirme hükmünün uygulanması [gerekçe] nedeniyle hakkaniyete aykırı düşer.]
[Seçenek A — Fesih nedeniyle istem hakkının bulunmaması: TTK m.122/3 uyarınca "Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz." Sözleşme, [müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan davacı acente tarafından feshedilmiştir / davacının kusurlu davranışı nedeniyle müvekkil tarafından haklı sebeple feshedilmiştir]. [Davacının kusurlu davranışı, [davranışın anlatımı] şeklinde gerçekleşmiştir.]]
[Seçenek B — Müvekkilin önemli menfaat elde etmemesi: Davacının bulduğunu ileri sürdüğü müşteriler, müvekkilin sözleşmeden önce de çalıştığı müşteriler olup sözleşmenin sona ermesinden sonra bu müşterilerden önemli bir menfaat elde edilmemektedir. Müvekkilin [../../20..] sonrası satışları [ticari defter kayıtları] ile bu durumu doğrulamaktadır.]
[Seçenek C — Davacının ücret kaybının bulunmaması: Davacı, sözleşmenin sona ermesinden sonra aynı müşteri çevresiyle [başka bir firma adına / kendi adına] çalışmayı sürdürmekte olup bu müşterilerden elde edeceği kazancı kaybetmemiştir.]
[Seçenek D — Hakkaniyetin denkleştirmeyi gerektirmemesi: Somut olayın özellikleri, özellikle [davacının sözleşmeye aykırı davranışları / sözleşmenin kısa sürmesi / davacıya sözleşme süresince yapılan ödemeler] gözetildiğinde denkleştirme tazminatı ödenmesi hakkaniyete uygun düşmemektedir.]
[Seçenek E — Üst sınır: TTK m.122/2 uyarınca "Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır." Davacının talep ettiği [.......] TL, bu sınırı aşmaktadır.]
4. İspat
HMK m.190/1 uyarınca "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." TMK m.6 uyarınca "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Davacının dayandığı vakıaları ispat yükü davacıdadır. Denkleştirme isteminin koşullarını ispat yükü davacı acentededir.
HUKUKİ SEBEPLER
6102 sayılı TTK m.4, 5, 5/A, 122; 6325 sayılı Kanun m.18/A; 4721 sayılı TMK m.6; 6100 sayılı HMK m.6, 19, 115, 116, 117, 127, 190, 317 ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
- Taraflar arasındaki [acentelik / tek satıcılık] sözleşmesi ve fesih yazışmaları (ihtarnameler)
- Müvekkilin ticari defterleri, satış ve müşteri kayıtları
- Davacıya yapılan komisyon ve diğer ödemelere ilişkin kayıtlar
- Bilirkişi incelemesi (müşteri çevresi, menfaat ve üst sınır hesabı)
- Tanık beyanları: [Ad Soyad — adres]
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davanın [usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda öncelikle [dava şartı arabuluculuk / görevsizlik / dava şartı yokluğu / yetkisizlik / bir yıllık sürenin geçmesi] nedeniyle reddine, bu talebimiz yerinde görülmezse] esastan REDDİNE,
- [Mahkemece tazminat koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılırsa tazminatın TTK m.122/2'deki üst sınır ve hakkaniyet gözetilerek belirlenmesine,]
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine
karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]
Davalı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
EKLER:
- Vekâletname örneği
Metin 2026-10-05 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve mevzuat.gov.tr resmî metniyle denetlenmiştir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

