Ceza · Örnek Dilekçe
Hırsızlık Suçuna İlişkin Şikâyet Dilekçesi (TCK m.141, 142)
Zilyedin rızası olmaksızın taşınır malın alınması nedeniyle verilen şikâyet dilekçesi; nitelikli hâller, gece vakti, malın değerinin azlığı, uzlaştırma ve etkin pişmanlık başlıklarını içerir.
Cumhuriyet Başsavcılığı
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA
ŞİKÂYETÇİ (MAĞDUR) : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Açık adres]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) — [Adres / KEP / UETS adresi]
ŞÜPHELİ : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Açık adres]
SUÇ : Hırsızlık (TCK m.141 vd.)
SUÇ TARİHİ VE YERİ : [../../20..] — [açık adres]
AÇIKLAMALAR
1. Olay
[../../20..] günü saat [..:..] sıralarında [olay yeri] adresinde bulunan [müvekkile ait eşya — marka, model, seri numarası, değeri], müvekkilin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınmıştır. [Olayın gelişimi — eşyanın bulunduğu yer ve muhafaza biçimi, kilit/kapı durumu, şüphelinin tespit edilme şekli, tanıklar].
2. Suç vasfı
- TCK m.141/1 uyarınca "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir." (TCK m.141/2 mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
- TCK m.142/1 uyarınca suçun; (a) kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında, (c) halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında, (d) bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında, (e) adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi hâlinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- TCK m.142/2 uyarınca suçun; (a) kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak, (b) elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle, (c) doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak, (d) haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle, (e) bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, (f) tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmi sıfat takınarak, (g) büyük veya küçük baş hayvan hakkında, (h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi hâlinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun (b) bendindeki surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi hâlinde ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
- TCK m.142/4 (Ek: 6/12/2006-5560/6 md.) uyarınca hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
- TCK m.142/5 (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) uyarınca suçun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
- TCK m.143 uyarınca suçun gece vakti işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.06.2012 tarihli ve 2011/440 E., 2012/229 K. sayılı kararında; iade etmek bahanesiyle şikâyetçiden istediği cep telefonunu alıp olay yerinden uzaklaşan ve başlangıçtan itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettiği anlaşılan sanık ile müşteki arasında, güveni kötüye kullanma suçunun oluşması için aranan nitelikte, tarafların aldatılmamış özgür iradeleriyle kurulan ve hukuken geçerli olan bir sözleşme ve zilyetlik devrinden söz edilemeyeceği; bu nedenle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda [eşyanın bulunduğu yer ve muhafaza biçimi, rızanın bulunmadığı ve varsa nitelikli hâl bentleri somut olguya bağlanarak].
3. Soruşturma koşulu, uzlaştırma ve diğer hükümler
TCK m.141'de şikâyet koşuluna yer verilmemiştir. Buna karşılık TCK m.144 uyarınca suçun paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur; TCK m.146 uyarınca malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınması hâlinde şikâyet üzerine ceza yarı oranına kadar indirilir (malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz). TCK m.145 uyarınca malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
CMK m.253/1-(b)-6 uyarınca hırsızlık (madde 141) uzlaştırma kapsamındadır. CMK m.253/4 uyarınca uzlaşma teklifine karşı karar bildirme süresi yedi gündür.
TCK m.167 uyarınca yağma ve nitelikli yağma hariç bu bölümdeki suçların belirli akrabalar zararına işlenmesi hâlinde şahsi cezasızlık veya şikâyet üzerine indirim uygulanır. TCK m.168 uyarınca hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra kovuşturma başlamadan önce zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmezden önce gösterilen etkin pişmanlıkta yarısına kadarı indirilir; kısmen geri verme veya tazminde mağdurun rızası aranır.
4. Mağdur hakları
CMK m.234/1-(a) uyarınca müvekkilin soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme, CMK m.153'e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakları bulunmaktadır. CMK m.237/1 uyarınca mağdur, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir.
HUKUKİ SEBEPLER
5237 sayılı TCK m.141, 142, 143, 144, 145, 146, 167, 168; 5271 sayılı CMK m.153, 158, 160, 161, 234, 237, 253 ve sair mevzuat.
DELİLLER
- Olay yeri ve çevre kamera görüntüleri (celbi talep olunur)
- Çalınan eşyaya ilişkin fatura, garanti belgesi, IMEI/seri numarası kayıtları
- Olay yeri inceleme raporu, parmak izi ve DNA incelemesi talebi
- Cep telefonu ise IMEI sorgusu ve HTS kayıtları (celbi talep olunur)
- Kilit, kapı veya pencerede oluşan zorlama izlerine ilişkin tespit ve fotoğraflar
- Tanık beyanları — [Ad Soyad, adres]
- Her türlü yasal delil
EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI — KONU BAŞLIKLARINA GÖRE
Zilyedin rızası — güveni kötüye kullanmadan ayrım Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 12.06.2012, 2011/440 E., 2012/229 K. (oy çokluğu; özet çoğunluk gerekçesinden): Başlangıçtan itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettiği anlaşılan sanık ile müşteki arasında, güveni kötüye kullanma suçunun oluşması amacıyla aranan nitelikte, zilyetliğin devrine ilişkin, tarafların aldatılmamış özgür iradeleriyle kurulan ve hukuken geçerli olan bir sözleşmeden söz edilemez; bu nedenle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından sanığın eylemi hırsızlık suçunu oluşturur. Kararda Türk Medeni Kanunu'nun zilyetliği tanımlayan m.973 ve m.974 hükümlerine yer verilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM
Şüpheli hakkında soruşturma başlatılarak, kamera kayıtları ve olay yeri delillerinin toplanması, çalınan eşyanın iadesi, uzlaştırma hükümlerinin işletilmesi ve kamu davası açılması suretiyle cezalandırılmasını saygılarımızla talep ederiz. [../../20..]
Şikâyetçi Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
Metin 2026-09-20 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve denetlenmiştir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

