DMN Hukuk logosu

Ceza · Örnek Dilekçe

Çocukların Cinsel İstismarı Suçuna İlişkin Şikâyet Dilekçesi (TCK m.103)

Çocuğun cinsel yönden istismarı nedeniyle verilen şikâyet dilekçesi; cinsel istismar kavramını, sarkıntılık ayrımını, nitelikli hâlleri ve mağdur çocuğun beyanının CMK m.236/5 usulüne göre alınması talebini içerir.

Cumhuriyet Başsavcılığı

Ceza dilekçelerine dön

Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.

Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir

… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

ŞİKÂYETÇİ (MAĞDUR ÇOCUĞUN KANUNİ TEMSİLCİSİ) : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Açık adres] — [Mağdur çocuğun velisi / vasisi]

MAĞDUR : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Doğum tarihi: ../../20..] — [Açık adres]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) — [Adres / KEP / UETS adresi]

ŞÜPHELİ : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Açık adres]

SUÇ : Çocukların cinsel istismarı (TCK m.103)

SUÇ TARİHİ VE YERİ : [../../20..] — [açık adres]

AÇIKLAMALAR

1. Olay

Mağdur [Ad Soyad], [../../20..] doğumlu olup suç tarihinde [.....] yaşındadır. [../../20..] günü [olay yeri] adresinde şüpheli, mağdur çocuğa yönelik cinsel davranışlarda bulunmuştur. [Olayın gelişimi — şüphelinin mağdur çocukla ilişkisi, olay yerinde bulunma nedeni, davranışın biçimi, olayın ne suretle ortaya çıktığı].

Durum [../../20..] tarihinde [kim tarafından, ne suretle] öğrenilmiş; mağdur çocuk [hastane adı]'ne götürülmüştür.

2. Suç vasfı

TCK m.103/1'in 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümlesi uyarınca "Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." Aynı Kanun'un aynı maddesiyle eklenen cümle uyarınca "Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz."

Aynı fıkra uyarınca cinsel istismar deyiminden; "a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar" anlaşılır.

TCK m.103/2'nin 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen hâli uyarınca "Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz."

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.09.2025 tarihli ve 2022/107 E., 2025/329 K. sayılı kararında (oy çokluğu), 5237 sayılı TCK'da sarkıntılığın "bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar" olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı kararda, 5237 sayılı TCK'da sarkıntılığa 102 ve 103. maddelerde yer verildiğinden bedensel temasla işlenmesinde zorunluluk bulunduğu; bedensel temas içermeyen cinsel organ gösterme, öpücük ve laf atma gibi davranışların TCK m.105'te düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturacağı ifade edilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 28.11.2024 tarihli ve 2024/4991 E., 2024/10270 K. sayılı kararında da (oy çokluğu), yolda yürüyen katılan mağdurenin yanına aracı ile yanaşıp beğeni içeren sözler sarf eden, aracın açık penceresinden mağdurenin kolundaki çantadan tutup çeken ve karşı koyan mağdureye tokat atan sanığın sözlerinin cinsel taciz suçunu oluşturmadığı ve eyleminin kül hâlinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınarak, katılan mağdureye bedensel temasta bulunmayan sanığın eyleminin TCK m.103/1'de düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda [mağdur çocuğun yaşı, davranışın biçimi ve süresi, bedensel temasın varlığı ve yoğunluğu somut olgulara bağlanarak]. Bu nedenle fiilin TCK m.103/[1 / 1 ikinci cümle / 2] kapsamında değerlendirilmesi talep olunur.

3. Nitelikli hâller

TCK m.103/3 uyarınca suçun; "a) Birden fazla kişi tarafından birlikte, b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır."

TCK m.103/4 uyarınca cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Somut olayda [ilgili bent ve dayanağı somut olarak açıklanır].

4. Muhakeme şartları

TCK m.103/1 uyarınca şikâyet şartı, yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde aranır; bunun dışında suç re'sen soruşturulur. İşbu dilekçe CMK m.158 uyarınca ihbar ve şikâyet niteliğindedir.

CMK m.253/3 uyarınca "Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez." Bu nedenle somut olayda uzlaştırma yoluna gidilemez.

5. Mağdur çocuğun beyanının alınması usulü

CMK m.236/5 uyarınca "Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır. Mağdur çocuğun beyan ve görüntüleri kayda alınır. Kovuşturma evresinde ise ancak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması hâlinde bu işlem, mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirilir. Mağdur çocuk yargı çevresi ve mülkî sınırlara bakılmaksızın en yakın merkeze götürülmek suretiyle bu fıkrada belirtilen işlemler yerine getirilir."

CMK m.236/2 uyarınca işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; m.236/3 uyarınca dinleme sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur; m.236/4 uyarınca ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocukların ifade ve beyanları özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır. CMK m.236/7 uyarınca alınan beyan ve görüntü kayıtları dava dosyasında saklanır, kimseye verilmez ve gizliliği için gerekli tedbirler alınır.

6. Mağdur hakları

CMK m.234/1-(a) uyarınca mağdurun soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme, CMK m.153'e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakları bulunmaktadır. CMK m.237/1 uyarınca mağdur, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir.

HUKUKİ SEBEPLER

5237 sayılı TCK m.43, 103; 5271 sayılı CMK m.153, 158, 160, 161, 234, 236, 237, 253 ve sair mevzuat.

DELİLLER

  1. Mağdur çocuğun nüfus kayıt örneği (yaşın tespiti bakımından — celbi talep olunur)
  2. Adli muayene raporu ve hastane kayıtları (celbi talep olunur)
  3. Mağdur çocuğun beyanının ilgili merkezde, Cumhuriyet savcısı nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınması talebi
  4. Mağdur çocuğa ilişkin psikolojik/psikiyatrik değerlendirme raporu talebi
  5. Olay yeri ve çevresine ait kamera görüntüleri (celbi talep olunur)
  6. Tanık beyanları — [Ad Soyad, adres]
  7. Okul, rehberlik servisi ve sosyal hizmet kayıtları (celbi talep olunur)
  8. Her türlü yasal delil

EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI — KONU BAŞLIKLARINA GÖRE

Sarkıntılığın ölçütleri ve bedensel temas zorunluluğu Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.09.2025, 2022/107 E., 2025/329 K. (oy çokluğu): 5237 sayılı TCK'da sarkıntılık, "bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar" olarak kabul edilmelidir. 5237 sayılı TCK'da sarkıntılığa 102 ve 103. maddelerde yer verildiğinden bedensel temasla işlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bedensel temas bulunmadığında suç vasfı Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 28.11.2024, 2024/4991 E., 2024/10270 K. (oy çokluğu): Yolda yürüyen katılan mağdurenin yanına aracı ile yanaşıp beğeni içeren sözler sarf eden, aracın açık penceresinden mağdurenin kolundaki çantadan tutup çeken ve karşı koyan mağdureye tokat atan sanığın sözlerinin cinsel taciz suçunu oluşturmadığı ve eyleminin kül hâlinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınarak, katılan mağdureye bedensel temasta bulunmayan sanığın eyleminin TCK m.103/1'de düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Mağdurun yaşına göre suç vasfının belirlenmesi Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.05.2023, 2022/46 E., 2023/303 K.: Somut olayda suça sürüklenen çocuğun, mağdure 15 yaşını dolduruncaya kadar cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın vajinal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin TCK m.103/2'de düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı; mağdure 15 yaşını ikmal ettikten sonra cebir, tehdit ve hile olmaksızın vajinal yoldan organ sokarak gerçekleştirdiği eyleminin ise TCK m.104/1'de yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilmiş; bu suçların TCK m.43 anlamında aynı suç kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, şikâyet şartı da dikkate alınarak bu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ VE İSTEM

Şüpheli hakkında soruşturma başlatılarak, mağdur çocuğun beyanının CMK m.236/5'te öngörülen usule uygun olarak alınması, adli rapor ve olay delillerinin toplanması ve kamu davası açılması suretiyle cezalandırılmasını saygılarımızla talep ederiz. [../../20..]

Şikâyetçi Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)

Metin 2026-09-20 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve denetlenmiştir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Ceza