DMN Hukuk logosu

Aile ve Miras · Örnek Dilekçe

Zina Nedeniyle Boşanma Davasına Cevap Dilekçesi (TMK m.161)

Zina nedeniyle boşanma davasına cevap; hak düşürücü süre (TMK m.161), affetme, zinanın ispatlanamaması, terditli TMK m.166 talebi ile tazminat ve nafaka taleplerine itiraz.

Aile Mahkemesi

Aile ve Miras dilekçelerine dön

Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.

Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir

… AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

DOSYA NO : 20../..... E.

DAVALI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Açık adres]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) — [Adres / KEP / UETS adresi]

DAVACI : [Ad Soyad]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad]

KONU : Davacının zina sebebine (TMK m.161) dayanarak açtığı boşanma davasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Süre ve usule ilişkin itirazlarımız

HMK m.127 uyarınca "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." Dava dilekçesi müvekkile [../../20..] tarihinde tebliğ edilmiş olup cevap dilekçemiz süresindedir.

[Seçenek — Hak düşürücü süre: TMK m.161 uyarınca "Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur." Davacı, dayandığı vakıayı en geç [../../20..] tarihinde öğrenmiştir; dava ise bu tarihten itibaren altı aylık süre geçtikten sonra [../../20..] tarihinde açılmıştır. Süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir.]

[Seçenek — Yetki itirazı: TMK m.168 uyarınca "Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir." HMK m.116/1-(a) uyarınca "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı." ilk itirazlardandır. HMK m.117/1 uyarınca "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." HMK m.19/2 uyarınca "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." Taraflardan hiçbiri davanın açıldığı [il/ilçe]'de oturmamakta olup davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer ise [il/ilçe]'dir. Bu nedenle yetkili mahkeme [… Aile Mahkemesi]'dir.]

[Seçenek — Dava şartı yokluğu: Davada [mahkemenin görevli olması / hukuki yarar / taraf ehliyeti] dava şartı bulunmamaktadır. HMK m.115/2 uyarınca "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."]

2. Evlilik ve taraflar

Taraflar [../../20..] tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten [çocukların adları ve doğum tarihleri] doğmuştur. [Evlilikten çocuk yoktur.]

3. Esasa ilişkin cevaplarımız

[Seçenek A — Zina vakıasının ispatlanamaması: Davacının dayandığı [mesajlaşma / fotoğraf / tanık beyanı] delilleri, müvekkilin bir başka kişiyle cinsel ilişkiye girdiğini göstermemektedir. Bu deliller en fazla bir yakınlık iddiasını ortaya koyar; zina için aranan cinsel ilişki unsurunu kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispatlamaz.]

[Seçenek B — Affetme: Davacı, iddia ettiği vakıayı [../../20..] tarihinde öğrenmesine rağmen müvekkille [ortak konutta birlikte yaşamaya devam etmiştir / birlikte tatile gitmiştir / evlilik birliğini sürdürmüştür]. Bu davranışlar vakıanın affedildiğini gösterir; TMK m.161'in son cümlesi uyarınca affeden tarafın dava hakkı yoktur.]

[Seçenek C — Terditli olarak TMK m.166/1'e dayanılması hâlinde: TMK m.166/1 uyarınca "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir." Evlilik birliğinin sarsılmasında müvekkile yüklenebilecek kusurlu bir davranış bulunmamaktadır; ortak hayatı çekilmez hâle getiren olaylar davacının [davranışların anlatımı] davranışlarından kaynaklanmaktadır.]

[Seçenek D — Terditli talepte davacının kusurunun daha ağır olması ve itiraz hakkı: TMK m.166/2 uyarınca "Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir." Davacının [kusurlu davranışların anlatımı] davranışları nedeniyle davacının kusuru müvekkilin kusurundan daha ağırdır. Müvekkil, TMK m.166/1'e dayanan terditli talebe itiraz etmekte olup evlilik birliğinin devamında müvekkil ve çocuklar bakımından korunmaya değer yarar bulunmaktadır.]

[Seçenek — Tazminat ve nafaka taleplerine cevap: TMK m.174/1 uyarınca "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir." TMK m.174/2 uyarınca "Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." TMK m.175 uyarınca "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." Davacı, boşanmaya yol açan olaylarda kusursuz ya da müvekkilden daha az kusurlu değildir; davacının [kusurlu davranışların anlatımı] davranışları da boşanmaya yol açan olaylarda etkili olmuştur. Davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de ileri sürülemez; davacının [düzenli geliri / malvarlığı] bulunmaktadır. [Ayrıca davacının kusuru müvekkilin kusurundan daha ağır olduğundan TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası isteyemez.] Bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yerinde değildir.]

4. İspat

TMK m.184/1 uyarınca "Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz." HMK m.190/1 uyarınca "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." TMK m.6 uyarınca "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Davacının dayandığı olguları ispat yükü davacıdadır.

EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI

Zinanın ispatı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, 2025/1886 E., 2026/608 K. (oy birliği): "Zina hukuki sebebi ile açılan boşanma davasının kabul edilmesi için cinsel ilişkinin gerçekleşmesi veya gerçekleştiğine delalet edecek hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde karinenin bulunması gerekir."

Zina için cinsel ilişki koşulu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.04.2026, 2025/201 E., 2026/200 K. (oy çokluğu; alıntı çoğunluk gerekçesinden): "Zinanın boşanma sebebi olabilmesi için cinsel ilişki koşulu gerçekleşmiş olmalıdır." … "Zinanın ispatı için cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair kuvvetli emarelerin bulunması gerekir."

Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan vakıa Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.06.2026, 2026/1081 E., 2026/6897 K. (oy birliği): "bu nedenle birlikte yaşamın devam etmesi suretiyle erkek tarafından affedilen en azından hoşgörü ile karşılanan bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği"

HUKUKİ SEBEPLER

4721 sayılı TMK m.6, 161, 166, 168, 174, 175, 184; 6100 sayılı HMK m.19, 115, 116, 117, 127, 190 ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER

  1. Nüfus kayıtları
  2. Tanık beyanları: [Ad Soyad — adres]
  3. Mesaj, sosyal medya ve yazışma kayıtları
  4. Davacının vakıayı öğrendiği tarihi gösteren belgeler (hak düşürücü süre bakımından)
  5. Evlilik birliğinin sürdürüldüğünü gösteren fotoğraf, seyahat ve konut kayıtları (affetme bakımından)
  6. Sosyal ve ekonomik durum araştırması
  7. Her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. [Usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda [yetkisizlik / usulden ret] kararı verilmesine, bu talebimiz kabul edilmezse] Davanın [hak düşürücü süre yönünden / esastan] REDDİNE,
  2. [Davacının boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin de ayrı ayrı REDDİNE,]
  3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine

karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]

Davalı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)

EKLER:

  1. Vekâletname örneği

Metin 2026-10-04 tarihli mevzuata göre hazırlanmış ve mevzuat.gov.tr resmî metniyle denetlenmiştir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Aile ve Miras