DMN Hukuk logosu

Aile ve Miras · Örnek Dilekçe

Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması)

Tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına; müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine; tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talebidir.

Nöbetçi Aile Mahkemesi

Aile ve Miras dilekçelerine dön

Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.

Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir

… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE

DAVACI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres / KEP / UETS adresi]

DAVALI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]

KONU : Tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına; müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine; tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talebidir.

HARCA ESAS DEĞER : Maddi tazminat [.......] TL + Manevi tazminat [.......] TL

AÇIKLAMALAR

1. Evlilik ve aile durumu

Taraflar [../../20..] tarihinde evlenmiş olup, evlilik birliği [.....] yıl sürmüştür. Bu evlilikten [../../20..] doğumlu [Çocuk Ad Soyad] adlı müşterek çocuk dünyaya gelmiştir. Taraflar hâlihazırda [../../20..] tarihinden bu yana fiilen ayrı yaşamaktadır. [Nüfus kayıt örneği ekte sunulmuştur.]

2. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylar

Evlilik birliği, davalının aşağıda sıralanan kusurlu davranışları sonucunda, ortak hayatın sürdürülmesi müvekkilden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmıştır:

a) Davalı, [../../20..] tarihinden itibaren müvekkile karşı sürekli biçimde aşağılayıcı ve küçük düşürücü söz ve davranışlarda bulunmuş; müvekkili aile büyükleri ve ortak arkadaş çevresi önünde defalarca küçük düşürmüştür. [Tanık beyanları ile ispatlanacaktır.]

b) Davalı, birlik görevlerini yerine getirmemiş; TMK m.185 ve m.186 uyarınca eşlerin birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama ve birliğin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğüne aykırı davranarak, [../../20..] tarihinden itibaren evin geçimine hiçbir katkıda bulunmamıştır.

c) Davalı, [../../20..] tarihinde güven sarsıcı davranışlar sergilemiş; [sosyal medya yazışmaları / mesaj kayıtları] ile sabit olduğu üzere sadakat yükümlülüğüne aykırı biçimde hareket etmiştir.

ç) Davalı, [../../20..] tarihinde müvekkile karşı fiziksel/sözlü şiddet uygulamış; bu nedenle müvekkil lehine [... Aile Mahkemesi'nin ../../20.. tarih ve 20../... D.İş sayılı kararı ile] 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmiştir.

d) Davalı, [../../20..] tarihinde ortak konutu terk etmiş ve bu tarihten sonra müvekkil ile müşterek çocuğa hiçbir şekilde ilgi göstermemiştir.

3. Kusur durumu

Yukarıda anlatılan olaylarda tüm kusur davalıya aittir; müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusurlu davranış bulunmamaktadır. Kusurun doğru biçimde belirlenmesi, yalnızca boşanma kararı bakımından değil, tazminat ve nafaka taleplerinin akıbeti bakımından da belirleyicidir. Zira TMK m.174 uyarınca tazminat isteyebilmek için kusursuz veya daha az kusurlu olmak, TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası isteyebilmek için ise kusurun daha ağır olmaması koşulu aranmaktadır.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1938 E., 2019/378 K. sayılı ve 28.03.2019 tarihli kararında; maddi tazminat istenebilmesi için tazminat isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu olması, manevi tazminat istenebilmesi için de kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği belirtilmiş; somut olayda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşıldığından davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair direnme kararı yerinde görülmüştür. Aynı kararda, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği vurgulanmış; somut olayda boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki bir tarihte beliren ve davacının temyiz aşamasında ileri sürdüğü "sadakat yükümlülüğüne aykırı davranma" vakıasının değerlendirilmesi ve hükme esas alınmasının bu davada olanaklı olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle davalının kusurlu davranışlarının tamamının dava tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu ve dosyaya eksiksiz biçimde yansıtıldığı hususuna özellikle dikkat çekmek isteriz.

4. Velayet ve kişisel ilişki

Müşterek çocuk [Çocuk Ad Soyad], doğumundan bu yana fiilen müvekkilin bakım ve gözetimi altındadır; eğitim hayatı, sosyal çevresi ve alışkanlıkları müvekkilin yanında şekillenmiştir. TMK m.182 uyarınca velayet düzenlemesinde esas alınacak ölçüt çocuğun üstün yararı olup, somut olayda çocuğun alışılmış düzeninin korunması, çocuğun menfaatine en uygun çözümdür. Bu nedenle velayetin müvekkile verilmesini, davalı ile çocuk arasında çocuğun yaşı ve okul düzeni gözetilerek uygun bir kişisel ilişki tesis edilmesini talep ederiz.

5. Nafaka ve tazminat talepleri

Müvekkil [çalışmamakta / asgari ücret düzeyinde gelir elde etmekte] olup, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecektir. Davalı ise [meslek/işyeri] olarak aylık yaklaşık [.......] TL gelir elde etmektedir. Bu itibarla TMK m.169 uyarınca yargılama süresince müvekkil ve müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına, boşanma kararı ile birlikte müvekkil lehine yoksulluk nafakasına ve çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekmektedir.

Ayrıca müvekkilin, evliliğin devamı hâlinde elde edeceği mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenmiş; davalının kusurlu davranışları nedeniyle kişilik hakları ağır biçimde saldırıya uğramıştır. Bu nedenle TMK m.174/1 uyarınca [.......] TL maddi, TMK m.174/2 uyarınca [.......] TL manevi tazminat talep etme zorunluluğu doğmuştur.

EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI

  • Yargıtay HGK, 28.03.2019, 2017/1938 E., 2019/378 K. — Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu bulunması hâlinde, TMK m.174 uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekir. Ayrıca boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan vakıalar (somut olayda sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiası) kusur belirlemesinde hükme esas alınamaz.

HUKUKİ SEBEPLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/1, 169, 174, 175, 176, 182, 184, 185, 186; 4787 sayılı Kanun m.4; 6284 sayılı Kanun; 6100 sayılı HMK ve ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER

  1. Nüfus kayıt örneği ve evlenme kayıt örneği
  2. Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması (SED raporu — talep olunur)
  3. [../../20..] tarihli 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararı
  4. Tarafların SGK, banka ve tapu kayıtları (celbi talep olunur)
  5. Mesaj ve sosyal medya yazışma kayıtları
  6. Müşterek çocuğun okul kayıtları
  7. Uzman (pedagog/psikolog) incelemesi
  8. Tanık beyanları (isim ve adresleri ayrıca bildirilecektir)
  9. Yemin, keşif, bilirkişi ve her türlü yasal delil

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ ile tarafların 4721 sayılı TMK m.166/1 uyarınca BOŞANMALARINA,
  2. Müşterek çocuk [Çocuk Ad Soyad]'ın velayetinin müvekkile verilmesine, davalı ile çocuk arasında uygun bir kişisel ilişki tesisine,
  3. Yargılama süresince müvekkil lehine aylık [.......] TL, müşterek çocuk lehine aylık [.......] TL tedbir nafakasına; kararın kesinleşmesi ile bu nafakaların yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına,
  4. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [.......] TL maddi ve [.......] TL manevi tazminatın — boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel olduğundan kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte — davalıdan tahsiline,
  5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]

Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)

EKLER:

  1. Vekâletname örneği
  2. Nüfus kayıt örneği
  3. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararı
  4. Mesaj/yazışma çıktıları
  5. Gelir durumunu gösterir belgeler

Metin 2026-09-19 tarihli mevzuata göre hazırlanmıştır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Aile ve Miras