Aile ve Miras · Örnek Dilekçe
Soybağının Reddi Dava Dilekçesi (TMK m.286, 289)
Nüfus kaydında müvekkilin çocuğu olarak görünen [Ad Soyad] ile müvekkil arasındaki soybağının reddine karar verilmesi talebidir.
Nöbetçi Aile Mahkemesi
Dilekçenin düzenlenebilir hâlini indirebilirsiniz.
Word olarak indirUYAP (UDF) olarak indir… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DAVACI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) [Açık adres]
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Barosu, Sicil No: [.....]) [Adres / KEP / UETS adresi]
DAVALILAR : 1- [Ana — Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Adres] 2- [Çocuk — Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........]) — [Adres] (Çocuk ergin değilse ve yasal temsilci ile menfaat çatışması varsa, TMK m.426/2 uyarınca çocuğa kayyım atanması gerekir. Kayyım atama yetkisi vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine ait olduğundan, aile mahkemesinden durumun vesayet makamına ihbarı istenir.)
KONU : Nüfus kaydında müvekkilin çocuğu olarak görünen [Ad Soyad] ile müvekkil arasındaki soybağının reddine karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Babalık karinesi
TMK m.285/1 uyarınca "Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır."
Müvekkil ile davalı [ana] [../../20..] tarihinde evlenmiş [ve [../../20..] tarihinde boşanmıştır]. Çocuk [Ad Soyad], [../../20..] tarihinde doğmuş ve babalık karinesi uyarınca müvekkilin nüfusuna tescil edilmiştir.
2. Dava hakkı ve husumet
TMK m.286 uyarınca "Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır."
Bu hüküm uyarınca davacı sıfatını taşıyan müvekkil, dava açma hakkına sahip diğer kişiler olan ana ve çocuk aleyhine işbu davayı açmıştır.
3. İspat
- [Seçenek A — Evlilik içinde ana rahmine düşme] TMK m.287/1 uyarınca çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
- [Seçenek B — Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme] TMK m.288/1 uyarınca çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa babalık karinesi geçerliliğini korur.
Somut olayda [hangi seçeneğin geçerli olduğu ve dayanağı]. Bu nedenle Adlî Tıp Kurumu marifetiyle DNA (babalık) incelemesi yaptırılmasını talep ederiz.
4. Hak düşürücü süre
TMK m.289/1 uyarınca koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Üçüncü fıkrası uyarınca gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Müvekkil, baba olmadığını [../../20..] tarihinde, [… Laboratuvarı'nca düzenlenen [../../20..] tarihli DNA (babalık) raporu] ile öğrenmiştir. İşbu dava, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açılmıştır.
5. Öğrenme olgusunun ölçütü: şüphe yeterli değildir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2026/1414 E., 2026/3926 K. sayılı ve 09.04.2026 tarihli kararında; soybağının reddi davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı bakımından belirleyici olan "öğrenme" olgusu ele alınmış ve bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphenin öğrenme açısından yeterli kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Anılan kararda; yerleşik Yargıtay uygulamasında yargılama dışında elde edilmiş babalık raporlarının dikkate alındığı, yani öğrenmenin yargılama dışı babalık testi ile gerçekleşmesi anında hak düşürücü sürenin başlayacağının kabul edildiği ifade edilmiş; somut olayda mahkemece davacının boşanma davasında çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiği kabul edilmişse de şüphenin öğrenme anlamına gelmeyeceği, boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığından davacı ile çocuk arasında kurulan soybağının kesin ve inandırıcı delille çürütülmesinin de söz konusu olmayacağı ve sürenin başlangıcı mahiyetindeki "öğrenme" olgusunun henüz gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Aynı yöndeki Yargıtay 2. HD, 13.01.2025, 2024/8038 E., 2025/64 K. kararında da; somut olayda, hak düşürücü sürenin hakkı ortadan kaldıran niteliği dikkate alındığında davacının soyut beyanının, öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olmadığı ve öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi için DNA testi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
6. İlgililerin açacağı dava bakımından ayrı süre
TMK m.291/1 uyarınca, dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/2697 E., 2025/6633 K. sayılı ve 30.06.2025 tarihli kararında; ilgililer tarafından açılacak soybağının reddi davasında ayrıca bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörülmüş olduğundan, kocanın açacağı davaya ilişkin hak düşürücü süre hükümlerinin kıyasen uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
7. Görev, yetki ve yargılama usulü
4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4721 sayılı TMK'nın 283. maddesi uyarınca soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır.
TMK m.284 uyarınca soybağına ilişkin davalarda hâkim maddî olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder; ayrıca taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir. DNA incelemesine ilişkin talebimiz bu hükme dayanmaktadır.
EMSAL YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
- Yargıtay 2. HD, 09.04.2026, 2026/1414 E., 2026/3926 K. — Soybağının reddi davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı olan "öğrenme" bakımından şüphe yeterli değildir; kararda, yerleşik Yargıtay uygulamalarında öğrenmenin yargılama dışı babalık testi ile gerçekleşmesi anında hak düşürücü sürenin başlayacağının kabul edildiği belirtilmiştir. Somut olayda boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığından davacı ile çocuk arasında kurulan soybağının kesin ve inandırıcı delille çürütülmesinin de söz konusu olmayacağı ve "öğrenme" olgusunun henüz gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
- Yargıtay 2. HD, 13.01.2025, 2024/8038 E., 2025/64 K. — Somut olayda, hak düşürücü sürenin hakkı ortadan kaldıran niteliği dikkate alındığında davacının soyut beyanının, öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olmadığı ve bunun için DNA testi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. (Oy çokluğu.)
- Yargıtay 2. HD, 30.06.2025, 2025/2697 E., 2025/6633 K. — TMK m.291 uyarınca ilgililer tarafından açılacak soybağının reddi davasında ayrı bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörüldüğünden, kocanın davasına ilişkin sürelerin kıyasen uygulanması mümkün değildir; süre, öğrenmeden itibaren bir yıldır.
HUKUKİ SEBEPLER
4721 sayılı TMK m.282, 285, 286, 287, 288, 289, 291, 426; 4787 sayılı Kanun m.4; 6100 sayılı HMK m.119 ve ilgili sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER
- Tarafların ve çocuğun nüfus aile kayıt örneği (celbi talep olunur)
- Adlî Tıp Kurumu marifetiyle DNA (babalık) incelemesi
- [… Laboratuvarı'nın [../../20..] tarihli DNA raporu]
- Tarafların adres kayıt sistemi kayıtları (celbi talep olunur)
- [… Aile Mahkemesi'nin 20../..... E. sayılı boşanma dosyası (celbi talep olunur)]
- Tanık beyanları
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- [Ergin olmayan çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğundan, TMK m.426/2 uyarınca çocuğa kayyım atanması için durumun vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine İHBARINA ve kayyım atanıncaya kadar yargılamanın bekletilmesine,]
- Adlî Tıp Kurumu marifetiyle DNA incelemesi yaptırılmasına,
- Davanın KABULÜ ile [../../20..] doğumlu [Ad Soyad] ile müvekkil arasındaki SOYBAĞININ REDDİNE,
- Kararın kesinleşmesi hâlinde nüfus kaydının buna göre DÜZELTİLMESİ için ilgili nüfus müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz. [../../20..]
Davacı Vekili Av. [Ad Soyad] (İmza)
EKLER:
- Vekâletname örneği
- Nüfus kayıt örneği
- DNA raporu
Metin 2026-09-21 tarihli mevzuata göre yeniden denetlenmiş ve güncellenmiştir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; somut olayın özelliklerine göre değişiklik gerektirir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Aynı bloktan

