Konkordato Hukukunda Güncel Mevzuat ve Yargı Uygulaması
Konkordato sürecinin başvuru şartları, geçici ve kesin mühlet, mühletin hukuki sonuçları, tasdik şartları, resen iflas hâlleri ile kanun yolları; İİK hükümleri, güncel Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararları ışığında ele alınmaktadır.
I. Giriş ve Normatif Çerçeve
Konkordato müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 285 ila 309/l maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme; 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun, 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile 09/06/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'la kapsamlı değişikliklere tabi tutulmuştur. 7101 sayılı Kanun ile sermaye şirketlerinin iflastan kurtarılmasına yönelik olan ve önceki dönemde sıklıkla başvurulan iflasın ertelenmesi müessesesi kanundan tamamen çıkarılmış, bunun yerine uzun yıllardır mevzuatta yer alan konkordato kurumu yeniden düzenlenmiştir.
İİK m. 285/1 uyarınca; "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir." Konkordatonun mahiyeti ve amacı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2023 tarihli, 2023/150 Esas ve 2023/119 Karar sayılı ilamında "...borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir..." şeklinde tanımlanmıştır.
II. Başvuru Şartları ve Görevli-Yetkili Mahkeme
İİK m. 285/2 uyarınca "İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir." Görevli ve yetkili mahkeme aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş olup; "Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir" hükmü amirdir.
III. Başvuruda Aranan Belgeler ve Masraflar
İİK m. 286 uyarınca konkordato talebine; konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler, alacaklılar listesi ile alacak miktarlarını gösterir tablo ve konkordatonun başarıya ulaşması hâlinde alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktarla iflâs hâlinde eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştıran tablo eklenir. 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile değiştirilen İİK m.286'nın (e) bendi gereğince ayrıca; "Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları" sunulmalıdır.
Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik'te, 13/05/2026 tarihli ve 33252 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle; bağımsız denetim kuruluşunun denetim sözleşmesi ve raporunu Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'na bildirme süresi, önceki düzenlemedeki "konkordato talebinden itibaren 60 gün" ifadesinden "imza tarihinden itibaren en geç 30 gün" şeklinde değiştirilmiştir. Aynı değişiklikle, konkordato davası açıldıktan sonra denetim raporunun ilgili mahkeme yazı işleri müdürlüğünce de ayrıca Kuruma bildirilmesi ve uygulanacak finansal raporlama çerçevesinin borçlunun niteliğine göre (bağımsız denetime tabi şirketlerde TFRS veya BOBİ FRS, tüzel kişi tacirlerde BOBİ FRS, diğer borçlularda Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuat) belirlenmesi öngörülmüştür.
Bunlara ek olarak, İİK m. 285/4 uyarınca konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Söz konusu Tarife ilk olarak 11/08/2023 tarihli ve 32276 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup, izleyen yıllarda güncellenerek yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
IV. Geçici Mühlet
İİK m. 287 uyarınca mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verir ve geçici komiser görevlendirir. Bu süre, borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine en fazla iki ay daha uzatılabilir; bu hâlde dahi geçici mühlet toplamda beş ayı geçemez. Kanun gereği, geçici mühlet kararlarına ve bu dönemde alınan tedbirlere karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Anayasa Mahkemesi'nin 16.04.2026 tarihli, 2025/249 Esas ve 2026/79 Karar sayılı ve 14/07/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararında, İİK m. 287/1'de yer alan ve mahkemenin belgeleri tam bulması hâlinde "derhâl" geçici mühlet kararı vermesini öngören düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla yapılan itiraz başvurusu, oybirliğiyle reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kararında düzenlemenin mülkiyet hakkının korunması bakımından borçlu ile alacaklıların menfaatleri arasında makul bir denge kurduğunu ve konkordatonun başarıya ulaşamayacağının, borçlunun kötü niyetli davrandığının veya komiserin talimatlarına uyulmadığının anlaşılması hâlinde İİK m. 292 uyarınca mühletin kaldırılabildiğini belirtmiştir.
V. Kesin Mühlet
İİK m. 289/3 uyarınca "Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması" hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir; güçlük arz eden hâllerde bu süre altı aya kadar uzatılabilir. Kesin mühlet kararıyla birlikte mahkeme bir veya birden fazla komiser görevlendirir ve gerekli görülmesi hâlinde alacaklılar kurulunu oluşturur (İİK m. 289-291).
VI. Mühletin Hukuki Sonuçları
Mühlet süresince ortaya çıkan hukuki sonuçlar, kanunun farklı maddelerinde ayrı ayrı düzenlenmiştir.
1- Takip Yasağı (İİK m. 294): Mühlet içinde, 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler dahil olmak üzere, borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz; daha önce başlamış takipler durur. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara işleyecek faiz de durur. Rehinli alacaklılar bakımından takip başlatılabilir veya sürdürülebilirse de satış işlemlerine geçilemez ve muhafaza tedbiri uygulanamaz (İİK m. 295).
2- Sözleşmelerin Durumu (İİK m. 296): Maddenin borçlunun taraf olduğu ve işletme faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin konkordato talebi gerekçesiyle feshedilemeyeceğine ilişkin esas hükmü, 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle getirilmiştir. 09/06/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle ise maddeye "Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir." cümlesi eklenmiştir. Ayrıca borçlu, konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini komiserin görüşü ve mahkemenin izniyle sona erdirebilir; bu hâlde ödenmesi gereken tazminat konkordato projesine tabi olur.
3- Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması (İİK m. 297): Maddenin borçlunun mahkeme izni dışında rehin tesis edemeyeceği, kefil olamayacağı, ivazsız tasarruflarda bulunamayacağı ve taşınmazı ile işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve devamlı tesisatını devredemeyeceğine, aksi hâldeki işlemlerin hükümsüz olacağına ilişkin ikinci fıkrası, 09/06/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değiştirilmiştir; maddenin kendisi ise 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değiştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 04.04.2024 tarihli, 2024/10 Esas ve 2024/97 Karar sayılı ve 06/06/2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla, İİK m. 297/2'nin mahkemenin bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorunda olduğunu öngören üçüncü cümlesinde yer alan "..muvafakatini..." ibaresi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, "...ile alacaklılar kurulunun..." ibaresi de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptal edilmiştir; karar oybirliğiyle verilmiştir. Bu yasaklara aykırılık, İİK m. 292/1-c uyarınca resen iflas sebeplerinden birini oluşturmaktadır.
4- Üçüncü Kişi Teminatları: Taraflar arasında bir banka teminat mektubu varsa aradaki ilişkinin maddi hukuk ilişkisi niteliğinde olması nedeniyle, konkordato sürecinde dahi bu mektupların paraya çevrilmesinin önlenemeyecek; ancak nakde çevrilen mektuptan kalan bakiyenin mahsubu diğer alacaklıları zarara uğratacak nitelikte olursa takas yasağı kapsamında değerlendirilebilecektir.
VII. Alacaklılar Toplantısı ve Tasdik Şartları
İİK m. 301 uyarınca komiser, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra 288. madde uyarınca yapacağı yeni bir ilanla alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplantıya davet eder; toplantı günü ilandan en az on beş gün sonra olmak zorundadır. Bu hüküm emredici bir hükümdür.
Konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama, maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir tasdik işlemi niteliğindedir. Tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.
Tasdik, İİK m. 305'te sayılan ve kümülatif nitelikte olan şu şartlara bağlanmıştır:
1- Teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması (m. 305/a),
2- Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması; bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder (m. 305/b),
3- İİK m. 302'de öngörülen alacaklı ve alacak tutarı çoğunluğunun sağlanmış olması (m. 305/c),
4- İİK m. 206'daki birinci sıra imtiyazlı alacaklarla mühlet içinde komiser izniyle akdedilmiş borçların teminata bağlanmış olması (m. 305/d),
5- Tasdik kararından önce, yargılama giderleri ve tasdik harcının borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması (m. 305/e).
VIII. Re'sen İflas Halleri (İİK m. 292)
İİK m. 292 uyarınca, iflasa tabi borçlular hakkında komiserin yazılı raporu üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırarak talebin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği hâller şu şekilde sayılmıştır:
1- "Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa" (m. 292/1-a),
2- "Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa" (m. 292/1-b),
3- "Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa" (m. 292/1-c),
4- "Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse" (m. 292/1-d).
İİK m. 292/1-b hükmünün, borca batık olmayan (malvarlığı borçlarını karşılamaya yeten) bir sermaye şirketi bakımından da başkaca bir iflas sebebi aranmaksızın uygulanıp uygulanamayacağı, doktrinde tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi'nin 11.02.2025 tarihli, 2024/27 Esas ve 2025/38 Karar sayılı ve 03/06/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararında, İİK m. 292/1-b hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla yapılan itiraz başvurusu oybirliğiyle reddedilmiş; hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
IX. Kanun Yolları ve Fesih Rejimi
İİK m. 308/a uyarınca -bu madde 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle eklenmiş olup, fıkrada yer alan süre 02/03/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle "on gün"den "iki hafta"ya çıkarılmıştır- konkordato kararlarına karşı; borçlu veya konkordato talep eden alacaklı kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir.
Fesih rejimi bakımından İİK m. 308/d uyarınca, borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüzdür. Kendisine karşı projeye uygun ödeme yapılmayan alacaklı, İİK m. 308/e uyarınca kısmen fesih talep edebilir. Konkordatonun feshi davası bir eda davası değil inşai nitelikte bir davadır. Ayrıca kötü niyetle sakatlanan konkordatonun feshi İİK m. 308/f uyarınca tüm alacaklılar tarafından istenebilir.
İİK m. 308/c -28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle eklenmiş olup, buna göre; bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir; 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında ise bu hüküm uygulanmaz; buna karşılık krediler dahil olmak üzere mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir ve malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır.
X. Konkordatonun Kamu Hukuku Alanındaki Yansımaları: Kamu İhale Kanunu m. 10
Konkordato sürecinin sonuçları, özel hukuk ilişkileriyle sınırlı kalmayıp kamu hukuku alanında da doğrudan hüküm ve sonuç doğurmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, konkordato ilan eden isteklilerin ihale dışı bırakılması öngörülmüştür.
XI. Güncel Mevzuat Gelişmesi: Cebrî İcra Kanunu Taslağı
Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan İcra ve İflas Kanunu Bilim Komisyonu tarafından hazırlanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı, 24/07/2025 tarihinde kamuoyunun görüşüne açılmıştır. Taslak metni, mevcut 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun yerini almak üzere hazırlanmış olup, görüş bildirimi için öngörülen süre 31/01/2026 tarihinde sona ermiştir; gelen görüşlerin Bilim Komisyonunca değerlendirilerek metne nihai şeklinin verilmesi süreci hâlen devam etmektedir.
XII. Sonuç
Konkordato müessesesi; 7101, 7155 ve 7327 sayılı Kanunlarla getirilen düzenlemeler çerçevesinde, İİK m. 285 ila 309/l maddeleri arasında ayrıntılı biçimde düzenlenmiş bulunmaktadır. Sürecin aşamaları; başvuru ve görevli-yetkili mahkemenin belirlenmesi, geçici ve kesin mühlet, mühletin hukuki sonuçları, alacaklılar toplantısı ve tasdik şartları, resen iflas hâlleri ile kanun yolları ve fesih rejimi olarak sıralanmaktadır. Söz konusu süreç, İİK'nın yanı sıra 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 10 gibi kamu hukuku düzenlemeleriyle de doğrudan bağlantılı olup, hâlihazırda kamuoyu görüşüne sunulmuş bulunan Cebrî İcra Kanunu Taslağı ile önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi beklenmektedir.

